15 Mayıs 2020, 11:53 tarihinde eklendi

Avukatlar: Baroma dokunma!

Avukatlar: Baroma dokunma!

Ankara Barosu’nun, Diyanet İşleri Başkanlığı’na yönelik açıklaması sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından gündeme getirilen baro ve meslek odalarının seçim yöntemiyle ilgili düzenleme tartışmaları devam ediyor.

 

Aslında bu tartışma son günlerin konusu değildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019-2020 “adli yıl açılış töreninde” yaptığı konuşmada açıkça ilan etmişti. Adli yıl” açılışının Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda yapılmasını “yargı bağımsızlığına darbe” olarak görüp töreni boykot eden baroları (Ülkedeki avukatların yüzde 95’inin üye olduğu 52 baro) açıkça suçlayan Erdoğan, “İlk çözmemiz gereken meselelerden biri, tüm meslek teşekküllerinin seçim yöntemlerinin, temsili demokrasiye uygun hale getirilmesidir” diye konuşmuştu.

 

Son günlerde Diyanet İşleri başkanlığı ile yaşanan tartışmanın ardından baroların yeniden gündeme gelmesini sağladı.  Barolar ise bununla birlikte “Hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmak” görevinin ortadan kaldırılmak istendiğini düşünüyor.

 

Avukatlar ise ‘Barolara müdahalenin kabul edilemez’ olduğunu dile getiriyor.

 

 

‘Barolar siyasetin arka bahçesi haline getirilemez’

 

Diyarbakır Barosu avukatlarından Muharrem Erbey, baroların iktidarı eleştirmeyen ve fikrinin özgürce ifade edemeyen bir mekanizma haline getirilmemesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu, “ Bütün kutsal kitaplardaki öğretilerin önümüze koyduğu tek şey adalet arayışıdır. Barolar ilk günden bu yana en saygın kurumlar olmuştur. Baroları çocuk oyuncağı haline getirmek binlerce yıldır devam eden arayışları sona erdirmek demektir. Baroların özerk olması, müdahale edilmemesi ve herhangi bir siyasetin arka bahçesi haline getirilmemesi lazım. Kendi başına karar alabilen, iktidarda olanları eleştirebilen, fikirlerini özgürce ifade ederek varlığını sürdürmesi lazım. İktidarı eleştirmeyen bir mekanizma haline getirilmemesi lazım.”

 

 

‘Siyasi iktidardan bağımsız olması baroların rolünü arttırır’

 

Batman Barosu avukatlarından Erkan Şenses ise baroların, insan haklarını savunma ve koruma görevine sahip olması dolayısıyla ülkede hukuk güvenliğinin sağlanması konusunda ciddi rolü olan örgütler olduğunu söyledi ve devam etti, “ Ayrıca yargının bir sac ayağı olarak savunmayı temsil etmesine rağmen siyasal iktidarlardan bağımsız olması da Baroların rolünü artırmaktadır.  Son olarak barolar avukatlık mesleğinin korunması ve geliştirilmesi, meslek mensuplarının da haklarının korunması konusunda ciddi görevleri olan örgütlerdir”

 

 

‘Barolar hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkesin yanındadır”

 

 

Mesleğin henüz başında olan genç avukatlardan Asya Cemre İşiyok, baroların birer meslek kuruluşu olmanın ötesinde, adaletin tesisi yolunda birçok alanda önemli görev ve yetkilere sahip olan kurumlar olduğunu belirterek, “ Halkın adalete erişimini sağlama, evrensel hak ve özgürlüklerin korunması ve bunlara yönelik ihlallerinin önlenmesi adına mücadele eden avukatlar için kolektif bir güçtür barolar. Bu kolektif güç; işkenceye uğrayan bireylerin, istismar edilen çocukların, şiddete uğrayan kadınların, sömürülen işçilerin, hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkesin yanındadır.”

 

 

‘İşkencenin ve OHAL’in karşısında duran barolardır’

 

 

ÖHD üyesi avukatlardan Özüm Vurgun, partili cumhurbaşkanı modeli ile birlikte yasama, yürütme ve yargı erklerinin  Cumhurbaşkanının elinde olduğunu söyleyerek, barolar için yapılması düşünülen yeni seçim sistemi ile çıkabilecek karşıt seslerin dengesini kendi lehine çevirme planı olduğunu  savunarak, “Baroların önemi OHAL de, kayyumlar da, işkence de iktidarın karşında duran tek kitle olduğu aşikardır. ” dedi.

 

 

 

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlendi *