YAZAR : Metin KILAVUZ

Metin KILAVUZ

İçerik Sayısı : 0

BİR TAKIMDAN ÖTESİ

 

Kapitalist modernitenin her alana yönelik tahakkümcü yaklaşımı son yüzyıldır çok katı bir şekilde yaşanmaktadır. En son yaşanılan pandemiyi de bu süreçle birlikte değerlendirmek gerekir. İnsanlık tarihinin en büyük krizlerinden biri sayılan corona günleri mevcut sistemin doğayı tahakküm altına almasının bir sonucudur. Belki de bu süreci bir Kızılderili atasözü ile tanımlamak daha isabetli olacaktır: “Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.”

 

Bu anlayışı ve yaklaşımı maalesef spor alanında da görmekteyiz. Dünya ticaretinin hatırı sayılır bir yüzdelik dilimini endüstriye dönüşen futbol oluşturmaktır. Bu alan bireyi ve yapıları adeta bir Amerikan rüyasında yaşatmaktadır. 21. Yüzyılın Arenaları Stadyumlar, gladyatörleri ise futbol emekçileri olmuştur.

 

Amedspor’u bu süreçlerden bağımsız değerlendirmek çokta doğru olmaz düştüncesindeyim.

Amedspor sporu; dili, dini, etnik kökeni ve inanç grupları farklı toplulukları bir araya getiren ve evrensel barışa hizmet eden etkinlikler bütünü olarak görür. Birey, toplum ve doğa ile demokratik ilişkilenmeyi savunur. Özgür birey, özgürtoplum ve özgür doğa tanımını; insanlık ve doğanın tarihsel krizinin reçetesi olarak görür.

 

O nedenle barışık bir anlayışı savunur. Spor’da eril anlayışı red eder. Dezavantajlı grupları önceler. Sporu; dinleme, konuşma, buluşma, daha dokunmanın aracı olarak görür. Ve bunu red eden baskıcı rejim yaklaşımları kabul edilemez bulur.Sanırım bu anlayışta olan tek spor klübü Amedspor’dur.

O nedenledir ki dünyanın her köşesinde taraftarları bulunmaktadır. Amedspor Kürd’ün, Türk’ün, Ermeni’nin, Arab’ın, Süryani’nin, siyahi’nin ,emekçinin, ekolojisitin yani kısacası herkesin takımıdır. Dünyada eşi benzeri olmayan taraftar yasağı başta olmak üzere tüm baskılama pratiklerinin asıl nedenini de burada aramak gerekir.

 

Amedspor hiçbir karşılaşmasında 11 kişiye karşı oynamadı. Elbette yaşadığı süreç zorlu geçti ve geçecek. Ama ne olursa olsun doğru ses ve doğru pratik olmaya devam edecektir. Bu zorlu sürecide aşabilmenin temel yaklaşımı; bir klüp başkanı ve yönetiminin tek başına kaldıramayacağı yükte olduğunun farkındalığında olarak” Amedspor Sensin” sesine güçlü ses olabilmektir.

 

Son yüzyıl kapitalist modernitenin her alana gösterdiği kırmızı kartlar ile geçti. Bu son kriz gösteriyor ki; insanlık sarıda durup düşünmeli ve doğanın rengi olan yeşil’i seçmeli.

Futbol masada değil Sahada güzeldir.

 

Başka bir Amedspor yok.

 

Amedspor Sensin.

YAZARIN TÜM YAZILARI

Maalesef, aradığınız yazı bulunamadı. Farklı arama terimiyle tekrar aramayı deneyiniz.