YAZAR : Alper YALÇIN

Alper YALÇIN

İçerik Sayısı : 0

23 Nisan’da çocuklar ve çocuk hakları nasıl gündeme geldi?


Bir 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı daha geride bıraktık. Bu yıl da her yıl olduğu kutlandı ancak bu kez Küresel bir salgının içinde olmamız nedeniyle her şey daha farklıydı. Örneğin çocukların sesi daha az duyuldu. Çocuk hak ihlalleri gündeme geldi, çocuklar medyada sınırlı da olsa gündeme geldi. Fakat bir mağduriyetin ötesinde çocukları duyabildik mi sahiden?  


Parlamentodaki Siyasi Partilerin 23 Nisan’da Çocuk Gündemi ne kadar ve nasıldı? 


TBMM’de 100.kuruluş yıl dönümüne özel bir oturum düzenlenmiştir. 2 saat süren bu özel oturuma Adalet ve Kalkınma Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, İyi Parti, Halkların Demokratik Partisi, Saadet Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Büyük Birlik Partisi, Demokrat Parti ve Demokrasi ve Atılım Partisi katılım gerçekleştirmiştir. 

TBMM’deki özel oturum boyunca, tüm partiler çocukların geleceğimiz olduğuna atıfta bulunarak, çocukların bayramlarını kutlamıştır. Ancak özel oturumda herhangi bir çocuk temsili bulunmadığı gibi,  özel oturum süresi boyunca “çocuk hakları” ifadesine bir kez dahi yer verilmemiştir. 

Çocukların yaşadığı sorunlara yalnızca Türkiye İşçi Partisi adına Erkan baş yer vermiş ve çocuk işçilerin yaşadığı sorunları hatırlatmıştır. 

TBMM’deki özel oturumların haricinde parlamentodaki siyasi partilerin 23 Nisan’daki açıklamaları şu şekildedir: 

 

Adalet ve Kalkınma Partisi

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşmasında TBMM’nin 100.yıl dönümüne atıfla pek çok paylaşımda bulunmuş, çocukların yalnızca bayramını kutlamış ve çocuklarla birlikte İstiklal Marşı’nı okumuştur.


Adalet ve Kalkınma Partisi Sözcüsü Ömer Çelik, çocuklara bayram hediye etmiş tek millet olarak geleceğimizi onur ve dayanışmayla inşa edeceğimizi ifade etmiş, çocukların bayramını kutlamıştır.

 

Milliyetçi Hareket Partisi

 

Milliyetçi Hareket Partisi uzun bir açıklama yayınlamış, açıklamalarında TBMM’nin kuruluş sürecine ve parti için meclisin ne anlam ifade ettiğine uzunca yer vermiş, çocukların yalnızca bayramını kutlamıştır.

 

Cumhuriyet Halk Partisi 

 

Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, “Türkiye Çocuk Yaşam Hak İhlalleri Raporu” hazırladı ve kamuoyuyla paylaştı. Raporda erken yaşta zorla evlilik, cinsel istismar, hapishanelerdeki çocuklar, yaşam hakkı, eğitimde fırsat eşitliğinde gibi hak başlıklarına dair istatistikler paylaşıldı. 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Fethi Açıkel ve Veli Ağbaba ise, eğitim sistemi, adalet sistemi ve çocuk koruma sisteminden kaynaklı doğan çocuk hak ihlallerine dair açıklama gerçekleştirdi.

 

Halkların Demokratik Partisi 

 

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş “23 Nisan vesilesiyle Türkiye’de çocukların yaşadığı sıkıntılar; çocuk işçiliği, çocuk yoksulluğu, istismar vakaları, cezaevindeki çocuklar, eğitim haklarından yararlanamayan çocukların durumunun araştırılması ve önlemlerin tespiti amacı” ile araştırma önergesi vermiştir. Araştırma önergesinde, çocukların haklarını hayata geçirmelerinin öncüsü olması gerektiği de ifade edilerek çocukların da sürece katılımlarının gerekli olduğu vurgulanmıştır. 

 

Büyük Birlik Partisi

 

Büyük Birlik Partisi Başkanı Mustafa Destici yayınladığı video mesaj ile TBMM’nin 100.yıl dönümüne uzun bir konuşma gerçekleştirmiş, çocukların yalnızca bayramını kutlamıştır.

 

Demokrasi ve Atılım Partisi

 

Genel Başkanı Ali Babacan ise, çocuklarla birlikte gerçekleştirdikleri bir yaklaşık 9 dakikalık görüntülü görüşmeyi yayınlamış ve bu görüşmede yalnızca 1 dakika kadar çocuklar 23 Nisan’ın kendilerine ne ifade ettiğini paylaşmış, ardından söze Ali Babacan devam etmiş ve çocuklara tavsiyelerde bulunmuştur. 

 

Saadet Partisi

 

Saadet Partisi, uzun bir açıklama yayınlamış, güncel siyasete ilişkin de değerlendirmelerde bulunmuştur. Çocukların yalnızca bayramını kutlamıştır. 

Bu tabloyu gözden geçirdiğimizde nasıl değerlendiririz? Örneğin Ali Babacan, 9 dakika içinde çocukların yalnızca 1 dakika konuşmasına izin verdi fakat video “Türkiye’nin yarınları, hayallerindeki yarınları anlattı” başlığıyla paylaşılmış. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanında çocukları görüyoruz ancak yalnızca beraber istiklal marşını okuyorlar.

CHP milletvekillerinin ve TİP milletvekili Erkan Baş’ın çocuk hak ihlallerini gündeme getirmesi oldukça kıymetli olmakla birlikte çocuklara ilişkin temsiliyet yine yalnızca mağduriyet içeriyor. Sınırlı bir şekilde ifade edilmiş olsa da aslında özünde geniş bir yaklaşımı ifade eden çocuk katılımına yalnızca Meral Danış Beştaş’ın araştırma önergesinde rastlayabiliyoruz. 


Parlamento haricinde çocukların medyadaki temsilinde de çoğunlukla çocukluğa daha çok mağduriyet atfedilen haberlerle karşılaştık. Yalnızca birkaç sivil toplum örgütü, çocukların sesini görünür kılmaya çalıştı. 

Ancak bu yıl, küresel bir salgından geçmemiz ve 20 yaş altı sokağa çıkma yasağı olması nedeniyle çocuklar geçtiğimiz yıllara göre de daha az görünür oldu. Belki de bu yıl bir çocuk bayramında yetişkinler olarak kendi sesimizi ve iktidarımızı çok daha fazla gördük. Çünkü birdenbire çocuklarla iletişim kurabileceğimiz alanlar yok denecek seviyeye indi. Çünkü çocukların bir yetişkin olmaksızın üretebileceği, kendi sesini duyurabileceği alanlar yaratmayı pek becerememişiz ya da bu alanı açmak aklımıza bile gelmemiş. Bugün evlerde çocukların internete erişimleri dahi yetişkinlerin denetimine bağlıyken, bu iktidar alanı çocuklar için yaşamı çok daha fazla zorlaştırıyor.  

 

Özetle, bu yıl da geçtiğimiz yıl gibi çocuklar, anne ya da baba gibi sosyal bir statü ya da bir temsilden öteye gidemiyor, bir ideolojinin yansıması olarak karşımıza çıkmaya devam ediyor. Oysa ki 2019 yıl sonu itibarıyla Türkiye nüfusu 83.154.997 iken, nüfusun 22.876.798’ni çocuk nüfusu oluşturmuştur. Bir diğer deyişle, çocuklar Türkiye nüfusunun %27’sini oluşturmaktadır. Çocuk nüfusu, toplam nüfusumuzun 3’te birini oluşturuyor. Ancak çocuklar ne yazık ki hala bir yurttaş olarak algılanmıyorlar. Çocukların siyasetten anlamayacağı, çocukların gözlem ve çözüm becerilerinin olmadığı, çocukların komik, neşeli ve sürekli oyun oynadıkları varsayılan varlıklar olduğuna ilişkin düşünce sistemi hala devam ediyor. 

Toplumsal hareketlere bakıldığı zaman ise LGBTİ+, Kadın, Emek hareketlerinin özneleri çoğunlukla yaşanan sorunlarında özneleriyken, çocuklarla ilgili sorunların özneleri daima ebeveynler, öğretmenler, devlet ya da sivil toplum örgütleri, bir diğer deyişle yetişkinler oluyor. Yetişkinlerin çocuklar üzerinde hakları yok ancak çocuklar yetişkinlerin yarattığı bir dünyada yaşadıkları için yetişkinlerin çocuklara karşı sorumlulukları olduğu doğru. Dolayısıyla yetişkinlerin en önemli sorumluluğu, çocukların söz söyleyebileceği alanlara saygı duymak ve kendi iktidar alanlarından sıyrılarak çocukları karar mekanizmalarına dahil olmaları için teşvik etmek olabilir. Çocuk katılımının, çocuk hak ihlallerini önlemedeki en temel yaklaşım olduğunu daima hatırda tutmak gerek…  

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, çocuk haklarını gündeme sokmaya çalışan çocuk ve yetişkin hak savunucuları için önemli bir fırsat ancak çocuk haklarına dair gündem yaratmaya çalışırken bunu nasıl yaptığımızı kendimde dahil hepimizin düşünmeye ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.

 

 

YAZARIN TÜM YAZILARI

Maalesef, aradığınız yazı bulunamadı. Farklı arama terimiyle tekrar aramayı deneyiniz.